|
Karacabey Gençlik ve İlçe Spor Müdürü Şaban Bayraktar’ı
tanımayanımız yoktur. Beş parmağında beş marifet derler
ya, sanki onun için söylenmiş.
Üretken, çalışkan,
girişimci, uygulamacı, istikrarlı, paylaşımcı, dürüst,
en önemlisi de herkesi kucaklayan bir özellik taşıması.
Doğduğu mahallesindeki
Akınspor’da başlayan futbol yaşamını, Gençlikspor’un
Bursa’ya kök söktürdüğü yıllarda, sarı-lacivertli forma
altında başarıyla sürdürdü.
Bir taraftan Arifiye
Öğretmen Okulu’nda eğitimini tamamlamaya çalışırken,
diğer taraftan da uzun yıllar Gençlikspor’un vazgeçilmez
futbolcusu olarak ter döktü.
O’nun maçlarında
tribünlere koşan özel taraftarları vardı.
Centilmen mi, centilmen.
Mütevazi mi mütevazi.
Örnek bir sporcu.
Bayraktar eğitimciliği
seçti. Arifiye’den sonra gittiği İstanbul Atatürk Eğitim
Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nü bitirdikten sonra
Ordu’da, Savaştepe’de, Muş’ta görev yaptı.
Çalıştığı yerlerde O’nun
adı hep zirvede yer aldı.
Karacabey’den on beş yıl
ayrı kalırken eğitimciliğinin yanı sıra Türk sporuna
futbol hakemi olarak da hizmet verdi.
Klasman hakemi olarak
profesyonel liglerde 12 yıl boyunca görev yaparken
sürekli tam not aldı. Her zaman aranılan isim oldu.
1994 yılında Karacabey
Anadolu Lisesi’ne geldi. Anadolu Lisesi’nde Basketbol
Takımı’nı Bursa şampiyonu yaparken unutulmaz bir coşku
yaşattı ve Karacabey’i gururlandırdı.
O hep ilklere imza attı.
Atatürkçü Düşünce
Derneği’nin Türkiye’ye örnek gösterilen “Minikler,
Yıldızlar ve Olgunlar Futbol Turnuvaları”nda
sekiz, “Sokak
Basketbolu”nda
beş yıl buyunca hakemlik ve organizatörlük dersleri
verdi.
Bu arada Karacabeyspor’da
iki yıl başarıyla antrenörlük yaparken takımını Süper
Lige çıkardı.
Milli Eğitim Müdürlüğü
Lig Heyeti Sekreterliği’nde Formatör-Koordinatör
Eğitimci olarak üç yıl boyunca sporun her alanında
varlığını dolu dolu hissettirdi.
Kısaca Karacabey’de tarih
yazdı.
O iki yıl önce Gençlik ve
Spor Müdürü oldu.
Spor etkinlikleri on beş
yıl aradan sonra O’nunla yeniden ivme kazandı. Özellikle
salon sporlarına ilgi arttı.
Buraya kadar eksiğiyle
anlatmaya çalıştığımız Şaban Bayraktar yaptıklarıyla
yetinmeyen yapısıyla bu kez de, “2009
Kaymakamlık Kupası Süt Birliği Köyler Ligi Futbol
Turnuvası”yla
çıktı karşımıza.
Kaymakam Dursun
Balaban’ın teşvikleri ve Süt Birliği Başkanı Mehmet
Erdem’in destekleriyle cesaret bulan Bayraktar, “Köyler
Ligi Futbol Organizasyonuyla”
bir ilke daha imza attı.
Futbol gözlemciliği de
yapan Bayraktar, “Köyler
Ligi”yle
istenildiğinde nelerin yapılabileceğinin fotoğrafını
koydu ortaya.
İki ay süren
organizasyon; kahve köşelerinde, bira masalarında boşa
zaman öldüren gençleri spor alanına çekti. Binlerce
izleyiciyi de beraberinde getirdi.
Yeşil sahalarda yıllardır
konuşmayan dargınların barışmasına tanık oldukça
keyiflendik.
Sigarayı, içkiyi
bıraktığını ve gelecek yıl da düzenlenmesi düşünülen
turnuva için gençlerin şimdiden çalışmalar başlattığını
duyuyoruz.
Görülüyor ki, O’nun
olduğu yerde üretim ve başarı yeşeriyor.
Güzel… Hem de çok güzel…
Bursa’da,
Mustafakemalpaşa’da, Bandırma’da kıskanılarak yankı
bulan Köyler Ligi’nin bundan sonra daha da çok
konuşulacağından kimsenin kuşkusu olmasın.
Köyler Ligi’nin
oluşturulması doğru bir seçimdir.
Sporun tabandan
başlatılması ve isteyen herkese olanak sağlanmasıdır.
Sözde amatör liglerdeki
sahtekârlıkları bünyesinde barındırmamasıyla ve Türk
sporunun önünün nereden açılması konusunda örnektir.
Bir ilktir.
Başta Şaban Bayraktar
olmak üzere Kaymakam Dursun Balaban’ı, Süt Birliği
Başkanı Mehmet Erdem’i ve söz konusu bu organizasyonda
emeği geçenleri yürekten kutluyorum.
Geçen hafta M. Fehmi
Gerçeker stadında İsmetpaşa ile Hamidiye’nin final
kapışmasıyla noktalanan Köyler Ligi, gözlerimizin pasını
sildi.
İyi ki doğdun Köyler
Ligi.
Köyler Ligi’ne merhaba.
|